Kütüphanedeki Kadınlar (VI. kısım)


XIII.

Üst üste gelen telefonlar canını sıkmış olmalıydı İonnis’in. Biri nihayet kitabın peşine düşmüştü herhalde. Kim bilir kaçıncı telefondu bugün aldığı… Bilgisayardaki kütüphane kataloğunun şifresini kimlerin bildiğini soruyorlardı. Normalde katalogda görünmemesi gereken bir kitap için, sanki uluslararası hukuk kütüphanesindeymiş gibi bir not düşüldüğünü söylüyorlardı.

İrini güzel kızdı, kapkara, koskocaman gözleriyle baktığında erir giderdiniz karşısında. Etli dudaklarını mı, kara gözlerini mi arzuladığınızı unuturdunuz. Size kim olduğunuzu, nerede olduğunuzu unutturan bu güzel, kendisi bir kitabı unutmuş, kaybetmiş çok muydu? Belki on yıl yirmi yıl hiç kimsenin gelip sormayacağı bir kitap için bu güzelin canı mı yansındı? Üniversitenin bilgisayar teknisyenlerinden biri olarak, kataloglama işleminin yapılmadığını bildiği kütüphanelerden birindeymiş gibi gösterirdi kitabı. Bu kütüphanede kataloglama yapılmadığından numara vermesine de gerek kalmazdı. Hiç kimse binlerce kitabı tek tek gözden geçiremeyeceğine göre, kitabın uluslararası hukuk kütüphanesinin raflarının arasına sıkışıp kaldığı düşünülürdü nasıl olsa? Kütüphane görevlileri de bütün kitapları ezbere bilemeyeceklerine göre… Önümüzdeki yıllarda orada kataloglama yapılırken kitabın kayıp olduğu çıkardı belki ortaya, ama o zamana ne İrini kalırdı kütüphanede ne de İoannis bilgisayar servisinde… Belki ikisi el ele…

Böylece, kütüphane bilgisayarından e-maillerimi okumamı göz ardı etmesinin ardından bir kere daha sırdaş olduk İrini ile… Bu kez ben saklayacağım onun sırrını… İnsana suç işletecek kadar güzel bir kütüphane görevlisinin sırrını…

Hiç yorum yok: